ah mine'l-aşkı ve hâlâtihî ahraka kalbî bi harârâtihî

14/4/2009

Buyur!... Emre Amadeyim!...


Ali b. Sehl İsfehânî diyor ki: "Siz zannediyor musunuz ki, benim ölümüm sizin ölümünüz gibi vuku bulacak? Sizin gibi hasta olacağım da halk ziyarete gelecekler? Hayır! Beni davet edecekler, ben de icabet edeceğim, işte o kadar!"

Birgün yolda giderken: "Buyur! Emre amadeyim!" dedi ve başını yere koydu. Şeyh Ebu Hasan Müzeyyin anlatıyor: O halde iken hemen yanına vararak: "La ilahe illallah" de, dedim. tebessüm etti ve:

-Kelime-i tevhid getir, diyorsun bana değil mi? İzzetine andolsun ki, benimle O'nun arasında sadece izzet perdesi var! dedi ve ruhunu teslim etti.

 Bundan sonra Ebu Hasan, (bu hadiseyi hatırladıkça) sakalını tutar ve:

 "Benim gibi bir hacamatçı, Allahın evliyasına nasıl kelime-i tevhid telkin eder? Vah vah, ne kadar mahcubum" der ve ağlardı…"

14/4/2009

Arif İçin Haram...


Ali b. Sehl İsfehânî'den İnciler...


"Bulduğun (ve yaşadığın) hususu anlat diyenlere şu cevabı verdi:

'Kim en yakın O'dur, diye hayal ediyorsa, bilsin ki, hakikatte en uzak O'dur. Tıpkı tavana düşen güneş (ışıkları) ve zerreleri gibi. Çocuklar bu zerreleri tutmak isterler, avuçlarını açıp kapatırlar, zerreleri aldıklarını zannederler, ellerini açtıkları zaman hiçbirşey göremezler!"  

***

"Hakk ile olan huzur, Hakk ile olan yakînden daha üstündür. Çünkü huzur kalbte olup üzerinde gafletin bulunması caiz değildir. Yakîn ise bir gelip bir giden bir hatırdır. İmdi huzur sahipleri pişgâhta (baş köşede)dır, yakîn sahipleri dergahta (eşikte)dır."

***

"Gafiller; Allahu Teala'nın hilminde, zakirler; Allahın rahmetinde, arifler; Allahın lûtfunda, (sadıklar; Allahın kurbunda, muhibler; Allah'la üns ve O'na iştiyak halinde) yaşıyorlar."

***

"Allah'ı tanıyan bir kimse üzerine, O'ndan başkasıyla huzur ve sükûn bulmak haramdır."

***

"Ta Adem (as.) zamanından kıyamete kadar insanlar, 'kalb! kalb!' diye bahsetmiş ve edeceklerdir, ben ise, 'kalb nedir? kalb nasıldır?' meselesini bana vasfedecek bir adam görmeyi arzulayıp durmaktayım."